biz sizi arayalım
online randevu tedavi ücretleri

Kondilom Nedir? Nasil Tedavi Edilir?

Kondilom Nedir?

Kondilom genital ve anal bölgede görülen siğillerdir.

Siğil Nedir?

Siğiller, derinin üst tabakasına HPV nin yerleşmesi sonucu ortaya çıkan, iyi huylu cilt kabartılarıdır. HPV human papilloma adı verilen ve siğillerin oluşmasından sorumlu bir virüstür.

HPV nin birçok farklı türü bulunmaktadır. Hpv farklı türleri farkı yerlerde ve farklı özelliklerde siğillerin oluşmasına neden olmaktadır. Belli başlı siğil türleri şu şekilde kategorize edilmektedir.

Siğil Türleri Nelerdir?

Siğiller temel olarak 6 grupta incelenmektedir. Bunlar Common, Plantar, Flat, Periungual ve Filiform, Genital ve Makat siğilleridir.

Common Warts (Yaygın Siğiller)

Tıbbi literatürde common warts olarak bilinmektedir. Genellikle el ve ayaklarda görülür. Toplumda görülme sıklığının %10 civarında olduğu tespit edilmiştir. Kadın ve erkeklerde görülme sıklığı aynıdır. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde daha sık görülüğü tespit edilmiştir. HPV’nin 2 ve 4 tipinden kaynaklı olarak oluşmaktadır.[1]

Ten rengine veya pembemsi renkte olabilirler. Tekli veya çoklu olarak bulunabilirler. Görsel olarak rahatsızlık vermesi dışında herhangi bir şikâyete neden olmazlar.

Plantar ( Ayak Tabanı Siğilleri)

Plantar siğiller özellik olarak yaygın siğiller ile aynıdır. Yalnızca ortaya çıktıkları yerlerde farklılık vardır. Plantar siğiller ayak tabanında ortaya çıkan siğillerdir. Diğer siğillerden farklı olarak ciltten içeri doğru büyüyebilirler. Konumundan dolayı da sıklıkla nasır sorunu ile karıştırılmaktadır. Siğiller yapısal olarak herhangi bir şikâyete neden olmazlar. Ancak plantar siğiller ayak tabanında olduğu için rahatsızlığa neden olabilir. Hatta herhangi bir darbeye bağlı olarak kanama da yapabilir.

Filiform

Yüz ve boyun çevresinde ortaya çıkan siğillerdir. Tekli veya toplu halde bulunabilirler. Yüz bölgesinde olmasından dolayı estetik kaygıya neden olurlar. Estetik kaygı dışında bir şikayete neden olmazlar.

Flat ( Düz Siğiller)

Genç yaş grubunda daha sık görülen bir siğil türüdür. Yüz ve kol bölgesinde görülürler.

Periungual (Tırnak Siğilleri)

Tırnak ve çevresinde görülen siğillerdir. Özellikle tırnak yeme alışkanlığı olanlarda daha sık görülen bir siğil türüdür. Tırnak altında oluşanlar büyüdükçe ağrıya neden olabilmektedir.

Kondilom ( Makat ve Genital Siğiller)

Makat ve genital bölgede ortaya çıkan siğillerdir. Diğer siğiller zararsız olmasına karşın kondilomlar kanserle ilişkilendirilmektedir.

Kondilom Nedir?

Kondilomlar HPV kaynaklı ortaya çıkan genital ve makat siğilleridir. HPV nin 100 den fazla türü bulunmaktadır. Bunlardan 40 tanesi makat ve genital bölgesi siğilleri ile ilişkilidir.  HPV nin kondilomlarla ilişkilendirilen türleri kanser riskine göre “yüksek riskli” (tip 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58 gibi) veya “düşük riskli” tip 6 ve 11 gibi) olabilir.[2] Yüksek riskli türler makat ve genital bölgesinde ortaya çıkan kanserlere neden olabilmektedir.

Kondilomun tıp literatüründeki ismi “kondiloma akümünata”dır. Halk arasında ise makat siğili şeklinde bilinmektedir. Hastalar Kondilom olduklarında genellikle yaşadıkları sorunun makatta sivilcelenme ya da et beni olduğunu düşünür. Ancak sorun çoğunlukla virüs kaynaklı siğillerdir.

Neden Olur?

Kondilom dahil bütün siğillerin oluşma nedeni HPVdir.  Makat ve genital siğiller genellikle HPV nin tip 6, 11, 16 ve 18 ile ilişkilendirilmektedir. HPV genellikle ten teması ile bulaşarak Kondilom oluşturur.

Genital bölgede ve makat bölgesinde oluşan siğiller büyük çoğunlukla cinsel temas ile bulaşmaktadır. Ayrıca siğili olan kişilerin eşyalarının kullanılması da bulaşma yollarından birisidir.

HP virüsü bulaşır bulaşmaz aktif olmayabilir. Yani virüslü kişi ile cinsel temas sonrasında siğiller hemen çıkmak yerine aradan bir süre geçtikten sonra ortaya çıkabilir. Bunun nedeni ise virüsün pasif olarak vücutta kuluçkaya yatabilmesidir.

Kuluçka Evresi Nedir? (Incubation Period)

Kuluçka evresinde virüs canlı halde vücutta bulunur. Ancak Kondilom oluşturmaz. Bunun nedeni ise pasif halde bulunmasıdır. HPV vücutta 2 hafta ile 8 ay arasında kuluçkaya yatabilmektedir.

HPV nin kuluçka evresi ile alakalı yapılan çalışmalarda Kondilomları bulunan kişilerle cinsel temasta bulunan bireylerin %64 ünde 9 ay sonra klinik olarak incelenebilen kondilomlar oluşmuştur. [3]

Belirtileri Nelerdir? Nasıl Anlaşılır?

Kondilomlar makat ve genital bölgesinde ortaya çıkan pütürlü ve kabarık yapılardır. Bulundukları alanda şiddetli kaşıntıya neden olurlar. Oluşan siğiller ve kaşıntı hastalığın temel belirtilerindir. Şiddetli kaşıntıya bağlı olarak bölgede tahriş ve kanamalarda görülebilmektedir. Hastalar tarafından sivilce ve et benleri ile karıştırıldığı zamanlar olmaktadır. Bu nedenle tedavisi ötelenmektedir. Ancak kondilomlar bölgenin nemli olmasına ve virüs kaynaklı olmasına bağlı olarak hızla yayılma eğilimindedir. Bu nedenle makat bölgesinde kaşıntılı, siğil benzeri pütürlü yapılar fark edildiğinde mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Cinsel partner sayısının fazla olması, ilk cinsel ilişkinin erken yaşta olması ve korunmasız ilişki yaşanması HPV ye bağlı Kondilom riskini arttırmaktadır.  Ayrıca erken yaşlarda cinsel temasta bulunan kişilerde Kondilomların kanserleşme riskinin daha fazla olduğu da yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir. [4]

Kondilom Kanser Yapar Mı?

HPV virüsünün bazı tipleri anal ve genital bölgede oluşan siğille ilişkilendirilmektedir. HPV n,in Kondilomlarla ilişkilendirilen türlerim16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58 ,6 ve 11 dir. Bunlardan 16, 18, 31 ve 33 yüksek kanser riski içeren türlerdir.

2002 yılında kanser alanında yapılan bilimsel bir çalışmada 5 milyon kanser hastasının 500 bininin HPV kaynaklı oluşan kanserler olduğu tespit edilmiştir. Yine aynı çalışmada serviks yani rahim ağzı kanserlerinin %100unde yani tamamında, anüs kanserlerinin %90 ında HPV tespit edilmiştir. [5]

Bütün Kondilom vakıaları kansere dönüşmez ancak rahim ağzı ve anüs kanserlerinin neredeyse tamamında HPV bulgusu tespit edilmektedir.

Kondilom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kondilomlar bulundukları alanda hızla yayılma eğiliminde olan lezyonlardır. Örneğin anüs çevresinde oluşan kondilomlar tedavi edilmez ise anüs içine yayılabilir. Ayrıca uzun vadede tedavi edilmeyen kondilomlar kanserleşebilir. Bu nedenle sorun fark edildiği anda en hızlı şekilde tedavi edilmesi oldukça önemlidir.

Kondilom tedavisi için aktif olarak uygulanan 3 farklı teknik bulunmaktadır. Bunlar; dermatoloji uzmanları tarafından uygulanan krioterapi ve genel cerrahi uzmanları tarafından uygulanan elektrokoter ve radyo frekans teknikleridir. Ayrıca yeni oluşmaya başlayan siğillerde %100 etkili olmasa da lokal olarak ilaç tedavisi denenebilir. Ancak %100 etkili olmadığı unutulmamalıdır. İlaç tedavisi denenirken sorunun daha da ilerlemesi ve yayılması da muhtemeldir. Bu nedenle Kondilom tedavisinde ilaç kullanımına çok bel bağlamamak gerekmektedir.

Krioterapi ( Dondurma ) Tekniği

Krioterapi tekniği dermatoloji uzmanları tarafından uygulanan bir tekniktir. Bu tedavi seçeneğinde siğiller sıvı azot ile dondurularak tedavi edilir. Sıvı azot uygulanan benler çürüyerek ciltten koparlar. İstenmeyen doku kaybına ve kontrolsüz yanıklara neden olabilme riskinden dolayı tavsiye edilen bir teknik değildir. Ayrıca makat içerisinde olan siğiller için yetersiz kalmaktadır. Makat içerisindeki siğiller tedavi edilmezse hızlı bir şekilde yayılabilir. Bu durumda kalıcı ve etkili bir tedaviden söz edilemez.

Elektrokoter Tekniği

Elektrik enerjisini ısı enerjisine dönüştüren bir cihazdır. Elektrik enerjisi verilen dokunun gösterdiği direnç sonucu yanarak kömürleşip yok olması şeklinde etkili olur. Ben ve siğil tedavisinde kullanılan bir cihazdır. Ayrıca ameliyatlarda yüksek ısısı sayesinde neşter yerine de kullanılmaktadır.

Uygulama esnasında radyo frekans cihazına göre daha derine etki etmesinde dolayı iz bırakma ve çukurluk oluşturma riski bulunmaktadır. Bu nedenle radyo frekans cihazının ortaya çıkması ile koter güncelliğini yitirmeye başlamıştır.

Radyo Frekans Tekniği

Radyo frekans cihazı radyo dalgalarını ısı enerjisine dönüştüren bir cihazdır. Mantığı koter cihazı ile aynı olmasına karşın etki alanları farklıdır. Koter cihazı uygulandığı alanda derinlere kadar etki eder ancak radyo frekans cihazının etkisi daha yüzeyseldir. Bu nedenle istenmeyen doku kaybı yaşanmaz. İstenen alanda ince tabakalar halinde buharlaştırma yapılır. Bu sayede oluşmuş bütün kondilomlar rf tekniği ile yok edilebilir.

Kondilom Tedavisinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

-Kondilom tedavisinin etkili olması için bütün siğillerin temizlenmesi gerekir halde kısa sürede daha geniş alana yayılır ve uygulanan tedavi de bir işe yaramaz.

-Tedavi sonrasında hasta doktor tarafından belirli aralıklarla kontrole çağırılmalıdır. Kuluçka evresinde olan virüslerin yeni kondilomlar oluşturup oluşturmadığı mutlaka takip edilmelidir. Yeni oluşumlar fark edilir edilmez tedavisi yapılmalıdır.

-Doktor tercih edilirken makat hastalıkları alanında uzman bir doktor tercih edilmelidir. Cildiye, kadın doğum gibi alanlar hastalığın teşhisini yapsa bile tedavi konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle genel cerrahinin makat hastalıkları olan proktoloji alanında bir uzman tercih edilmesi gerekmektedir.

-Lokal olarak kullanılan tedavi amaçlı ürünler sorun yalnızca çok erken dönemde fark edilirse etki etmektedir. Erken dönemde fark edilse bile tedavide başarı oranları yüksek değildir. Bu nedenle ilaç tedavisi gibi başarı oranı düşük bir teknikte fazla vakit harcamamak gerekir. Aksi halde bu süreç içerisinde kondilomlar daha fazla artabilir, yayılabilir.

-Halk arasında kulaktan kulağa dolaşan tedavi uygulamalarına bel bağlanmamalıdır. Siğillerin yakılması için uygulanacak herhangi bir ürün ciltte yanıklara ve doku kaybına neden olabilir. Bu nedenle tedavi için mutlaka doktora başvurulmalıdır.

HPV den Korunma

Kondilomdan ve kondiloma bağlı oluşabilecek kanserlerin önlenmesi için aşı uygulaması oldukça önemlidir. Aşılama cinsel yönden aktif olmayan kız ve erkek çocuklarına uygulanmaktadır. Aşı kız ve erkek çocuklarına 9 yaşından itibaren uygulanabilmektedir. Aşılar HPV tiplerine göre yapılmaktadır. ‘2li, 4lü ve 9lu aşılar bulunmaktadır. İkili aşıda tip 16 ve 18 e karşı, 4lü aşıda 6,11,16 ve 18 e karşı, ), 9lu aşıda ise 6, 11, 16, 18, 31, 33, 54, 52, 58 tip mevcuttur. Ülkemizde 2 li ve 4 lü aşı mevcuttur. Gelişmiş ülkelerde aşılama daha düzenli bir şekilde yapılması sayesinde kanser riski gelişmekte olan ülkelerden neredeyse 4 kat daha azdır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Disclaimer (Feragatname) Bu sitede yer alan bilgiler tüm insanlarda aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu nedenle yaşadığınız sorunun kesin teşhisi, uygulanacak olan tedavi, süreci ve sonrasında yaşanabilecek durumları öğrenmek için mutlaka doktorunuza muayene olmalısınız.

Sizi Arayalım